8 Ekim 2015 Perşembe

FİLMEKİMİ NOTLARI:

Mustang delimsirek bir enerjiyle dopdolu bir film; Mavi Dalga'nın daha az terbiyelisi, İki Genç Kız'ın daha 'zamanı gelmiş'i... Deniz Gamze Ergüven, taşrada aileleri tarafından baskı altında tutulan, ergen enerjisiyle dolup taşan kızkardeşler hikayesini gene deli bir enerjiyle anlatıyor. Bu filmi 'Türkiye'de böyle şeyler olur mu?', 'Acaba taşra tam gerçekten böyle midir?' gibi sorularla seyredecekseniz seyretmeyin. Her yerde her zaman herşey olabilir, Türkiye taşrasında biryerlerde elbette Hello Kitty kızları da vardır; tabii ki, 'küresel' tabir edilen dünyamızda her an her yerde Hello Kitty kızlarına rastlayabilecek olmanız, aynı kızların son derece 'geleneksel' ve 'yerel' baskılar altında yaşayabilecekleri ihtimalini de ortadan kaldırmıyor. Enerjileriyle ve yaydıkları erotik ısıyla kızların Japon mangalarının okullu kızlarını, hikayeninse kaba hatlarıyla Sophia Coppola'nın 'The Virgin Suicides' filmini hatrlattığı 'Mustang' adı gibi doludizgin. Chick-lit'in aslında Küçük Kadınlar romanıyla başladığını idrak edenler bu filmde isyan bayrağını çeken bir 'Jo' karakteri bile bulacaklar... Özellikle erkek seyircinin hım-hım itirazlarına tokat gibi inecek, bol 'kız gücü' içeren film Türkiye'de, Türkiye'nin baskıcılığı üzerine ne söylense az geleceğini, söyleneceklerin iyice abartılarak söylenmesinde zarar değil yarar olduğunu düşündürüyor. Türkiye'de, derken; proje Türkiye'de çeşitli yapım firmaları tarafından geri çevrilmiş, sonunda da ağırlıklı olarak Fransız yapımı olmak 'zorunda kalmış'. Hayırlı da olmuş, Türk projelerinin sahip olmayacağı derecede ecnebi (yani, profesyonel) görünüşlü bir film çıkmış ortaya. Batılı görünüşlü filmler yapmak için çırpınan Türkiye sinemasında yeni bir imkan; Türkiye ve meselelerine ilişkin filmleri ille de Türkiye'den resmi, finansal ve entelektüel icazet almadan da yapabilme imkanı! Fransa'nın Yabancı Film Oscar aday adayı olan Mustang, bir de Fransa adına yabancı film Oscar'ını alırsa gerçekten çok eğleneceğim.           

1 yorum:

mehtap çelik küçük dedi ki...

Müziklerinden çok etkilendiğimi eklemek isterim. Bir de bizim toplumumuzda çok bağırılarak dillendirilenin içinin ne kadar boş, sessizce yapılanların ise bizi nasıl yaralayıp, iyileşemez yaptığını çok güzel anlatmış hem en sorunlu mevzumuz olan kadın üzerinden. Çok etkileyici idi.